Yerli Malı Kullan, İsdihtamı Artır!

1949 yılından itibaren kutlanan 'Yerli Malı Haftası' ekonominin canlanması, sanayinin gelişmesi ve işsizliğin azalması adına önemli. Dünyada Amerika, Almanya ve İngiltere gibi birçok ülke yerli malına yönelirken, Türkiye'nin de bu konuda net adımlar atması ve tüketicinin ürün alırken 869 barkod numarasını araması gerekiyor.   

Ülkemizde 1929'da kanun haline getirilen ve 1946'dan itibaren kutlanan Yerli Malı Haftası'nın özellikle 1980'lerden itibaren önce içi boşaltıldı sonra da unutulmaya yüz tuttu. Oysa ABD'nin bile 1936'da federal yasa yaptığı ve 1984'te güncellediği 'Yerli Malı Kullan' çağrısı, bu konunun ne denli önemli olduğunu ortaya koyuyor. En basit bir ifadeyle "Acaba üretim yapmıyor muyuz?" sorusunu kendimize sorduğumuz zaman ekonomimizi korumak gerektiğini de ortaya koyarız. Ülkemizin iktisadi yönden kalkınması ve bağımsızlığımızın korunması için yerli malı üretimi ve kullanılması düşüncesi 1923 yılında İzmir İktisat Kongresi'nde ortaya çıktı. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, İstanbul Milli Sanayi Birliği'nin yerli mallar sergisindeki "Türk yurdu, Türk iktisadı, Türk eliyle, Türk tarihiyle yükselir. Türkler, Türk malı alınız, Türk malı kullanınız, Türk parası Türk toprağında kalsın" sözleriyle Türk malının önemini ortaya koyuyor.

DÜNYA ÖNEMSİYOR

Ekonomileri bize göre daha ileride olan ülkelerde düzenlenen kampanyalarla insanlar kendi ülkesinin malını satın almaya teşvik ediliyor. Bu ülkelerin en başında gelen Amerika'da her yıl 'Buy American' (Amerikan Satın Al) kampanyaları düzenleniyor. Bu kampanyalarla birlikte Amerika vatandaşlarına kaliteli ürünün yalnızca Amerika'da üretildiği propagandası yapılıyor. Yine Almanya'da otomotivde dünya markası olmuş bir Alman otomobil üreticisi firmanın çalışanlarının rahatça okuyabilmesi için fabrika duvarına astığı şu yazıya ne demeli: "Japon arabası almayı düşünen gitsin kendine Japonya'da iş arasın." Almanya ve İngiltere gibi ülkeler başta olmak üzere, yabancıların yalnız kısıtlı bir zaman dilimine değil bütün bir yıla yaydıkları yerli malı konusu, ülkemizde önce bir haftaya sıkıştırılan sonra hamasetlerle dolu, okullarda fındık-fıstık yeme törenleriyle geçiştirilen ve artık hatırlanmayan bir durum haline geldi. Dolayısıyla Türkiye'nin stratejik sektörleri, bilimsel üretim teknoloji politikaları olmalı. Çünkü ulusal ekonomi kavramı herkesin kendi çıkarını koruması anlamına geliyor. Bunu ABD, İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkeler yapıyorsa, Türkiye neden yapmasın?

İNOVASYON KÜLTÜRÜ GELİŞMELİ

Türkiye, dünyanın 18'İnci büyük ekonomisine sahip olmasına rağmen gelişmekte olan ülkeler kategorisinde yer alıyor. Bulunduğumuz coğrafyanın konumu, büyüklüğü, nüfusu ve doğal kaynakları açısından Türkiye'nin ilk 20 ülke arasında yer alması son derece doğal. Ancak verilerin sermaye, üretim ve kalite gibi insan yapımı boyutlarda yeterince gelişme gösteremediğimizi ortaya koyduğu da unutulmamalı. Türkiye ekonomisinin üretim yapısı incelendiğinde en fazla üretimin yüzde 74'le hizmetler sektöründe gerçekleştirildiği, bu sektörü ise yüzde 19'la sanayi ve yüzde 7'yle tarımın izlediği görülüyor. İthalatın bileşiminde ise yaklaşık yüzde 80 oranında imalat sanayi ürünleri bulunuyor. Bu veriler ekonomik yapımızda bazı yapısal sorunlar olduğunu ortaya koyuyor. Yapısal sorunların başında ise yerli üretimin iç talep ve tüketimle uyumlu olmaması geliyor. Bugün insanlarımızın yaşamında önemli yeri olan ve satın alınmak istenen mallara baktığımızda bilgisayar, akıllı telefon, otomobil, televizyon ve diğer bazı elektronik aletlerinin ilk sıralarda yer aldığı bir gerçek. Bu ürünlerin en belirgin özelliği ise ya ithal edilmeleri ya da büyük oranda ithal girdiyle üretilmeleri. Türkiye'nin sanayileşmeye geç başlaması, eğitim sistemindeki sorunları ve inovasyon kültürünü geliştirmedeki sıkıntıları nedeniyle ülkemiz dışarıya bağımlı bir olarak yorumlanabilir. İşte bu nedenlere bağlı olarak ülkemiz hem dış ticarette, hem de cari alanda açık veriyor.
 

İŞSİZLİĞİ AZALTIR


Ülkemizde önceden daha fazla önem verilen, ancak zamanla unutulmaya başlayan Yerli Malı Haftası'nın günümüzde yeniden çok önemli hale geldiği söylenebilir. Çünkü üretim ve tüketim uyumsuzluğunun giderilmesi, cari açığın azaltılması, işsizlikle mücadelede başarılı olunması, ülkemiz kaynaklarının daha etkin kullanılabilmesi açısından insanların öncelikle ülkemizde üretilen mallara yönelmesi gerekiyor. Türk ekonomisinin temel dengeleri ve işsizliğin geldiği düzey nedeniyle herkesin buna özen göstermesi, satın alacakları ürünü seçerken barkodlarının 869 ile başlamasına dikkat etmesi, yerlisi varsa ithal ürünü tercih etmemesi çok önemli. İşsizliğin azalması yerli üretimin artmasına, yerli üretimin artması ise halkın kendi ülkesinde üretilen mallara öncelik vermesine bağlı.